Bitkili Akvaryum Filtre Seçimi

Akvaryum dünyasına adım atan herkesin ilk büyük sorunu filtrasyondur. İş filtreleme aşamasına gelene kadar adımlar bellidir. Filtreleme noktasında ise önünüze bir çok bilinmeyeni olan sorun yumağı çıkar. Bitkili akvaryum filtrenizi akvaryumcunuza güvenip aldıysanız mutlusunuzdur.

Yine de sonrasında akvaryumcuların da duruma uygun olmayan seçimler yaptığını araştırdıkça görebilirsiniz. Biz de bitkili akvaryumlar için seçilebilecek ideal filtreleri ve dikkat edilmesi gerekenleri bu yazıda derlemeye çalıştık.

Filtreleme konusunda birçok seçenek mevcut. Tropheus, yunus v.s. akvaryumları hacim istediğinden genelde sumpludur. Küçük akvaryumlarda iç filtre genellikle yeterli olur fakat bugün iç filtreden biraz daha yüksek bir fiyata işinizi fazlasıyla görecek dış filtreler üretiliyor.

Örneğin şu linkten ulaşacağınız inceleme ile Sunsun HW-603B küçük bir akvaryum için iç filtreden daha etkili filtreleme yapacaktır.

Sunsun-HW-603B-ideal-bitkili-akvaryum-dis-filtresi

Sump sistemler, çok su hareketliliği yarattığı için ve sudan CO2 kaçışına sebep olması nedeniyle bitkili akvaryumlarda kullanılmamaktadır.

İç filtreler ise görselliği bozduğu için tercih edilmemektedir. Bazı akvaristler görselliğe etki etmemesi için cam filtre tertibatları kullanmaktadırlar. Yazımız da bu nedenle, bitkili akvaryumlar için en çok tercih edilen Dış filtreler üzerine olacaktır.


Bitkili Akvaryum Filtresi Seçerken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Bitkili akvaryumlar için en ideal filtre tipi dış filtrelerdir. Sump filtreler bitkili akvaryumların yapısına uygun değildir. İç filtreler ise görsel sebeplerle genellikle tercih edilmez.

Debi (lt/Saat)

Kısaca debi diyeceğimiz bu kriter filtrenin bir saatte çevirdiği su miktarıdır.

Filtre seçiminizde akvaryum hacminizi saatte 2 veya 3 kez çevirecek bir filtre sizin için yeterlidir. Açacak olursak 100 litre akvaryumunuza alacağınız filtre 200 ~ 300 lt/saat su çeviren bir filtreden fazla olması pek tavsiye edilmez.

Daha düşük debiye sahip filtreler suyunuzu tam anlamıyla temizlemeyecek, daha fazla debiye sahip filtreler ise akvaryum içindeki akıntıyı artırarak balıklarınızı gereksiz yere yoracak ve bitkilerinizi yatıracaktır.

Filtre Elektrik Tüketim

Filtreler 24 saat çalıştığı için, tüketimleri uzun vadede önem arz etmektedir. Filtre alırken saatte çevirdiği suyu ne kadar elektrik tüketerek çeviriyor dikkat etmemiz gerekir.

Aynı debiye sahip iki filtreden kalitesiz ve ucuz olanı saatte 5w fazla tüketim değerine sahipse yılda 43kw fazla elektrik tüketir ki bu da aşağı yukarı yılda(2022 yılı için) 75 lira demektir. 50 lira ucuz diye aldığınız filtre 1 yılda size aslında para kaybettirebilir.

Filtre Üretici Markaları

Pek çok kimse üreticiye dikkat etmese de piyasada yer etmiş Eheim, Fluval, JBL gibi markaları tercih etmek lehinize olur. Başta bu üreticiler sizden çok para talep edebilir ama etmelerinin ardında sebepler vardır. Aldığınız isimsiz bir marka 2 yıl sonra piyasada olmayabilir.

Temizlerken kırdığınız mili nedeniyle kullanım dışı kalabilir. Sık sık su sızdırabilir ve bu nedenle parke masrafı çıkarabilir. Muhtemelen fazla elektrik tüketir, ettiğiniz karı uzun vadede geri alır. Üreticilerin kendine göre filtre karakterleri geliştirmişlerdir.

Eheim daha düşük debi olmasına rağmen daha yüksek tank hacmi verir. Genellikle kullanıcıları Eheim filtrelerden memnundur.

Fluval daha yüksek debi ve eşit tank hacmi verir. Fluval da müşterilerini memnun ederek uzun yıllardan iyi isim yapmıştır.

Mesela 300 litrelik tank için filtre baksanız, Eheim saatte 700lt çeviren bir filtre için 300lt akvaryumda kullanılabilir diye ambalaj hazırlamıştır. Fluval 300 lt akvaryumda 1200lt debi belirlemiştir. Bu fark filtrelerin sepet yapısından ve biyolojik filtrasyon farkından kaynaklanır.

Üreticilerin bu önerileri de testler sonucu oluşturulmuş önerilerdir, dikkate almanızı tavsiye ederiz.

Piyasada bitkili akvaryumlarda kullanmaya uygun birçok filtre modeli vardır fakat özellikle tanınmamış üreticilerden ucuza aldığınız filtreler uzun vadede verebileceği zararlarla daha zor duruma düşmenize sebep olabilir. Özellikle yüksek hacimli akvaryumlarınız için bilindik markalara güvenmenizi tavsiye ederiz.

Ayrıca filtre akvaryumunuzun demirbaşıdır. Eğer, maymun iştahlı birisi değilseniz uzun yıllar kullanacağız bir ürüne 100 lira para vermek 2 yıl sonra yeni bir filtre almaktan avantajlıdır. 2008 yılından beri kullandığım fluval 305’im halen dinlendirme tankından ana tankıma su basmakta kullanılmaktadır. 7 yılda ucuz markadan 3 filtre eskitmek hiç de zor değil. Unutmadan; maymun iştahlıysanız da üzülmeyin! Hobiyi bıraktığınızda bilinen marka bir filtreyi ikinci elde satmak, hele hele garanti kapsamındaysa ufak kayıplarla mümkündür. Elbette gidip elektronik kontrollü, ısıtıcılı, termometreli, uv filtreli bilmem falanlı fişmanlı filtresini alır bir kucak para verirseniz, kaybınız da verdiğiniz paraya orantılı olacaktır.

Almadan önce muhakkak ve muhakkak forumlarda almayı düşündüğünüz filtrenin kullanıcılarından şikayet olup olmadığı ve en çok ne arızalarının olduğunu ve bu arızalar için yedek parça maliyetlerini araştırmanızı tavsiye ederim.

Filtre ve Malzemeler

İşte burası kişiden kişiye değişen, akvaristin, hobi ile ilgili deneyimleri ile şekillenen bir yapıdır. Kimi akvaristi dipteki pislikler rahatsız etmezken, kimisi için büyük rahatsızlık uyandırır. Kimisi biyolojik filtrasyon peşindedir, kimisinin haberi bile yoktur. Sizin de haberiniz yoksa, buradan haberdar olabilirsiniz: (Biyolojik Filtrasyon).

Bunlar karbonun suyu cam gibi yaptığını, bioball denen şeyin bakterilerin evi olduğuna falan inandırılırlar.

Kişisel deneyimim neticesinde seramik halka, bioball gibi yüzey sağlayıcı materyallerin en güzeli süngerlerdir. Hem geniş bir yüzey sağlar, hem de mekanik filtrasyona yardım ederler.

Sepetlerinizin sayısına göre ilk gelen filtre edilmemiş ham su kalın süngere gelecek şekilde sepet dizilimi ve akvaryuma gidecek sudan önceki sepete koyacağınız elyaf ile bitkili akvaryum için son derece etkili bir filtre oluşturabilirsiniz.

En büyük gözenekli sünger büyük pislikleri, orta gözenekli sünger ince pislikleri, elyaf da partikül bazında temizlik yaparak, aynı zamanda da biyolojik filtrasyon için bakterilere ev sahipliği yaparak güzel bir filtreleme yapacaktır. Seramik halka, biyobal v.s. şeyler gereksizdir. Karbon filtre ise gübrelerinizi emeceğinden bitkili akvaryum için zararlıdır.

Biyolojik filtrasyon için dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, suyun filtre materyallerinden geçerken ki hızıdır. Yukarıda bahsettiğim şekilde üreticiler çeşitli hızda filtreler üretirler.

Su, filtre içerisinden geçerken bakteriler, su içinden kendileri için gerekli maddeleri alırlar. 100 kişiyi bir üretim bandının etrafına oturtup leblebi yedirdiğinizi varsayalım. Dakikada 1 kilo leblebi verirseniz, bandın sonundaki insanlar leblebi yiyemez. Leblebinin verildiği yere yakın olanlar yiyecek ve bandın ilerisindekilere yetmeyecektir. Dakikada 100 kilo verirseniz de bu sefer bandın sonundan leblebi çıkışı olacaktır.

Bant modelini değiştirelim ve daire yapalım. ( Akvaryumunuzda da böyledir. Yukarıdaki örnekte fazla verilen leblebi gibi tankınıza geri döner, tankınızda dolaşır ve oradan tekrar gelir. ) Daire şeklindeki bandın etrafına 100 kişi oturtalım ve bu 100 kişinin her biri de saatte 100 gram leblebi yesin yani toplamda 10kg leblebi tüketme kapasitesi olsun. Bandın bir yerinden de saatte 10 kilo leblebi verelim. Bant da saatte 10 metre hız ile dönsün. Verilen leblebi tüketildiği için bir birikim olmaz. Bant saatte 15 metre ile dönse de yine 10 kilo leblebi tüketilir. 5 metre dönse de yine aynı leblebi tüketilir. Çünkü tanka giren 10 kilo leblebi mevcuttur. Yavaş dönerse, leblebinin verildiği yerin en uzağındaki insanlara ilk başlarda leblebi ulaşmayabilir. Saatte 10 kg’dan fazla verilen her leblebi bantta birikecek ve zamanla sistemi tıkayacaktır.

Burada bant akvaryumun su debisi, bant etrafındaki kişileri bakteri, leblebiyi de amonyum dersek, amonyumun tüketimi için başlıca etkenin bakteri sayısı ve akvaryumdaki amonyum miktarını sayabiliriz. Yani biyolojik filtrasyon başarısı için en temel etken bakteri popülasyonudur.

Bunun yanında su debisi de sisteme etki etmektedir. Akvaryumumuzda biyolojik filtrasyon sağlayan bakteriler oksijenli ortam bakterisidir. Su besinin yanında aynı zamanda çözünmüş oksijen de taşımaktadır. Az önceki bant örneğinden devam edelim. Leblebi testindeki salondaki havada bulunan oksijeni kaldıralım ve 100 kişiye oksijen maskesi dağıtalım. Bandın her turunda da 5 nefeslik oksijen içeren 100 tüpü zamana yayarak koyalım. Leblebi yiyenlerin bant dönüş hızı 5 nefeslik sürenin altında kaldığında, her turda, leblebi yiyen birkaç denek oksijensiz kalıp ölecektir. Bant hızı azaldığında yani su debisi azaldığında oksijen azalabilir, amonyumu olan bakterileriniz oksijensizlikten ölebilir. 100 değil de 80 bakteri ile kalabilirsiniz. Ama bakteriniz için oturak mevcuttur (sünger) ve siz bu oturağın boş olup olmadığını göremezsiniz.

İşte filtrede mühim olan bakterilerin barınacağı yer sağlamak ve oksijen ile gerekli besinlerini sağlamaktır. Burada önemli olan sepet hacmi, hacme göre bakterilere gerekli besin ve oksijen desteği sağlayacak debidir. Sepetlerde su devridaimi olmayan yer kalmayacak şekilde yapılmış bir dizayn da gereklidir. Filtrenin bir kısmına materyalleri tıkıştırırsanız. O kısımda oksijenlenme olmayacak ve dolayısıyla biyolojik filtrasyon gerçekleşmeyecektir.

Uyduruk markalar bu tip hesapları yapmayarak sadece su döndürmeye baktıklarından başarısız olurlar.

Filtrenizi kullanırken uygun miktarda materyal kullanmanız ve üretici tavsiyelerine uymanız daha etkin bir filtrasyon için faydanıza olacaktır.

Konu ile ilgili önerilerinizi ve sorularınızı forumumuzda buradan yapabilirsiniz.

Yoruma kapalı.